Üç Haylaz Masalı

Üç Haylaz Masalı

Yaramazlıklarıyla ünlü üç kardeş, babalarının verdiği zorlu görevlerle sınanır. Çalışkanlık, sabır ve sorumluluk almayı öğrenerek iyi birer insan olurlar. Gökten üç elma düşer.

Hızlı Özet

Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarlarda yaramazlıklarıyla ünlü, akılları bir karış havada üç kardeş yaşarmış. Bu üç haylaz, ne zaman bir araya gelseler başları mutlaka derde girermiş. Ta ki bir gün, yaptıkları büyük bir yaramazlık yüzünden babaları onları zorlu bir göreve gönderene kadar…

Bu masal, yaramazlık yapmanın sonuçlarını ve sorumluluk almanın ne kadar değerli olduğunu tatlı bir dille anlatır.

Üç Haylaz Masalı

Dilek Tekerlemesi: Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Cinler cirit oynar iken eski hamam içinde… Develer tellal iken, pireler berber iken… Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken…

Uzak mı uzak bir diyarda, bir köyün ortasında üç kardeş yaşarmış. Adları sanları önemli değil, zira tüm köy onları Haylaz Bir, Haylaz İki ve Haylaz Üç diye tanırmış. Büyüğü en yaramaz, küçüğü en muzip, ortancası ise ikisinin de aklına gelmeyeni yapan cinstenmiş. Sabah ezanla kalkar, akşam yıldızlar parlayana kadar ya komşunun bahçesindeki elmaları çalar, ya da köy meydanında bir kargaşa çıkarırmış.

Bu haylazlıklar yüzünden babaları, yorgun argın eve geldiğinde her seferinde bir şikayetle karşılaşırmış.

“Yeter artık!” demiş bir gün baba, kaşları çatık, sesi gür. “Ne yapsam size akıl öğretemedim. Bu gidişle ne bana ne de kendinize hayrınız dokunacak. Şimdi hepiniz beni dinleyin: Madem ki akıllanmıyorsunuz, size bir görev vereceğim. Başarabilirseniz, bu evde yaşama hakkını yeniden kazanırsınız. Yoksa alın çantanızı, gidin kendinize yeni bir yaşam kurun!”

Üç Zorlu Görev

Üç haylaz, babalarının bu ciddi haline ilk kez şahit olmuşlar. Boyunlarını büküp, “Emriniz başımız üstüne babacığım, nedir bu görev?” diye sormuşlar.

Baba, derin bir nefes almış ve başlamış anlatmaya:

  1. Haylaz Bir: “Sen gideceksin, köyün en huysuz Nine’sinin en sevdiği ineğini bir hafta boyunca güdeceksin. Ama dikkat et! Eğer o inek bir damla süt eksik verirse, görevin yanar.”
  2. Haylaz İki: “Sen gideceksin, köyün en tembel çiftçisine yardım edeceksin. Tarlasındaki taşları temizleyip, tohumları ekeceksin. Tek bir taşı atlamayacaksın, tek bir tohumu eksik ekmeyeceksin.”
  3. Haylaz Üç: “Sen ise gideceksin, köyün en yaşlı bilgesine hizmet edeceksin. Ona her gün dağın tepesindeki pınardan su getireceksin. Su testisi dolu gelmeli, tek damla dahi yolda dökülmemeli.”

Haylaz kardeşler önce bu görevlerin ne kadar zor olduğunu düşünmüşler. Hayatlarında hiç doğru düzgün çalışmamışlar ki! Ama babalarının kararlı yüzünü görünce itiraz edememişler.

Üç kardeş yollara düşmüş.

  • Haylaz Bir, huysuz Nine’nin inekleriyle uğraşırken sabretmeyi öğrenmiş. İnekler huysuzluk yapsa da onlara iyi davranmış, otlarını zamanında vermiş. Haftanın sonunda inekler bol süt vermiş, Nine bile ilk kez gülümseyerek onu tebrik etmiş.
  • Haylaz İki, çiftçinin tarlasında günlerce ter dökmüş. Taşları temizlemekten elleri nasır tutmuş. Tembel çiftçi bile onun azmine şaşırıp, sonunda ona teşekkür etmiş. Haylaz İki, çalışmanın yorgunluğunu ama aynı zamanda verdiği mutluluğu anlamış.
  • Haylaz Üç, dağın tepesine her gün tırmanırken ne kadar yorulduysa da bilgenin bilgece sözlerini dinlemeyi, sabırlı olmayı ve verilen görevi eksiksiz yapmayı öğrenmiş. Testiden tek damla su dökülmeden geri gelmeyi başarmış.

Bir hafta sonra üç kardeş, temiz giysiler içinde, yüzleri gülerek babalarının karşısına çıkmışlar. Artık gözlerinde o eski yaramazlık parıltısı yerine, mutlu bir yorgunluk ve olgunluk varmış.

“Başardınız” demiş babaları gururla. “Göreviniz sadece fiziksel bir iş değildi. Size sabretmeyi, sorumluluk almayı ve dürüstçe çalışmayı öğretmekti. Artık biliyorum ki, haylazlık yapmayı bıraktınız, zira en büyük haylazlık, tembel ve sorumsuz olmaktır.”

O günden sonra üç kardeş, köyün en çalışkan ve yardımsever gençleri olarak tanınmış. Ne zaman bir çocuk yaramazlık yapsa, büyükler onlara bu üç haylazın hikayesini anlatırmış.

Gökten üç elma düştü. Biri bu masalı yazana, biri masalı dinleyene, bir de çalışıp çabalayan, ders alan tüm çocuklarımıza!

Üç Haylaz Masalından Çıkarılacak Ders

  • Sorumluluk Almak: Masalın ana dersi, yapılan her hareketin bir sonucu olduğudur. Üç kardeş, yaramazlıklarının sonucunda sorumluluk almayı öğrenmişlerdir.
  • Sabır ve Azim: Her bir görev, sabır ve azim gerektirmiştir. Masal, başarının ancak düzenli ve dürüst bir çalışma ile geleceğini gösterir.
  • Değişim Mümkündür: En büyük haylazlar bile doğru rehberlik ve görevlerle akıllanıp, iyi birer insan olabilirler.

Sıkça Sorulan Sorular

Üç Haylaz Masalının yazarı kimdir?

Bu masal, tıpkı Keloğlan veya Ezop Masalları gibi, anonim bir halk masalıdır. Yüzyıllardır sözlü gelenekte anlatıla gelmiş, yazarı belli olmayan bir hikayedir.

Gökten Üç Elma Düştü Tekerlemesi Masalın Hangi Bölümü?

Dilek Tekerlemesi, masalın sonundaki çözüm (dilek) bölümüdür. Bu tekerleme, masalın bittiğini ilan eder ve bu elmaların dinleyenlere, anlatanlara ve tüm iyi insanlara düşmesi dileğini ifade eder.

En ünlü Türk masalı nedir?

En ünlü Türk masalı denildiğinde akla ilk gelenler, Türk kültürünün temel karakteri olan Keloğlan Masalları ve efsanevi kuşu anlatan Zümrüdüanka Kuşu masallarıdır.

Bu Masalı Beğendiyseniz…

Daha fazlası için Anonim Masallar sayfamızı ziyaret edin!

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir