sabrli tavsan 1 sinif anadolu masali

Sabırlı Tavşan Masalı

Sabırlı Tavşan, umudunu yitirmeden ektiği tohumun mucizesini beklerken; azmin ve sükunetin en büyük ödülü getirdiğini herkese kanıtlar.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal, pireler berber iken, Bilge Ormanı’nın derinliklerinde Minnoş adında, yumuşacık tüyleri olan küçük bir tavşan yaşarmış. Minnoş, ormandaki diğer tavşanların aksine acele etmeyi hiç sevmez, her işini büyük bir dikkatle yaparmış. Arkadaşları bir havuç için birbirleriyle yarışırken, o en taze otun nerede büyüyeceğini sabırla beklermiş.

Günlerden bir gün, kurumuş bir dere yatağında daha önce hiç görmediği, gümüş renginde parlayan küçük bir tohum bulmuş. Bu tohum öyle sönük ve cansız görünürmüş ki, ormandaki diğer hayvanlar onunla alay etmişler. “Bu kuru taş parçasından hiçbir şey çıkmaz Minnoş, boşuna vaktini harcama!” demişler. Ancak Minnoş, içinden gelen bir sesle bu tohuma inanmış. Onu yuvasının en güzel köşesine ekmiş ve her gün bıkmadan usanmadan sulamış.

Aylar ayları, mevsimler mevsimleri kovalamış. Kar yağmış, toprak donmuş; güneş açmış, toprak kurumuş. Diğer tavşanlar çoktan başka işlere dalmış, Minnoş’un ektiği tohumu unutmuşlar. Fakat Minnoş, her sabah uyanır uyanmaz toprağına bakmış, yabani otları temizlemiş ve bitkisine sevgiyle fısıldamış. Onun bu sabrı, ormandaki en yaşlı kaplumbağanın bile dikkatini çekmiş. Kaplumbağa, “Sabırla koruk helva olur, beklemeyi bilen muradına erer” diyerek Minnoş’a destek olmuş.

Nihayet bir bahar sabahı, toprak çatlamış ve oradan gümüş parıltılı, incecik bir filiz yükselmiş. Bu filiz, bildiğimiz ağaçlara hiç benzemiyormuş. Dalları uzadıkça etrafına huzur veren bir ışık yaymaya başlamış. Kısa süre sonra bu küçük filiz, devasa bir Çınar’a dönüşmüş. Ağacın yaprakları rüzgarda birbirine değdikçe, ormana en güzel ninnilerden daha huzurlu bir ses yayılırmış.

Minnoş’un sabırla büyüttüğü bu ağaç, sadece onun değil, tüm orman halkının sığınağı olmuş. Sıcaktan bunalanlar onun gümüş gölgesinde serinlemiş, kalbi kırılanlar onun fısıltısıyla huzur bulmuş. Minnoş’la dalga geçen tavşanlar, sabrın ne kadar kıymetli bir erdem olduğunu o zaman anlamışlar. Minnoş ise hayatı boyunca o ağacın altında huzurla yaşamış ve her gelene şu öğüdü vermiş:

“En güzel çiçekler, en uzun süre beklenen tohumlardan açarmış.”

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düşmüş; biri bu masalı yazana, biri sabretmeyi bilene, biri de tüm dünya çocuklarına…

Bu Tavşan Masalını Beğendiyseniz:

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir