Bir varmış, bir yokmuş.
Çok yüksek bir dağın bir yanında güzel bir orman, diğer yanında ise dumanlı, karanlık bir mağara varmış. Ormanda “Maymun Kral” diye sevilen iyi kalpli bir kral yaşarmış. Kralın üç tane çok özel danışmanı varmış. Bu üç maymun o kadar akıllıymış ki, herkes onlara “Bilge Maymunlar” dermiş.
İsimleri şunlarmış:
- Gözlerini her zaman açık tutan ama gerektiğinde kapatmayı bilen Mizaru,
- Kulakları çok hassas, en ufak sesi bile duyan Kikazaru,
- Ve çok az konuşan ama konuştuğunda herkes susup dinleyen Iwazaru.
Bir gün Maymun Kral,
“Baharı kutlamak için dağın tepesinde en güzel çiçekleri bulun bana,” demiş.
Üç bilge maymun hemen yola çıkmış. Tırmanmışlar, tırmanmışlar… En tepeye vardıklarında rengarenk, mis gibi kokan çiçekler görmüşler. Tam topluyorlarmış ki, çalıların arasından korkunç bir hışırtı gelmiş.
Çalıları aralamışlar… Karşılarında dağın öbür tarafındaki “Şeytan” duruyormuş!
Şeytan çok gürültücü ve huysuz biriymiş. Kimseyi sevmez, herkesi korkuturmuş.
Maymunlar bir anda ne yapacaklarını şaşırmış.
Mizaru hemen gözlerini kapatmış:
“Eğer görmezsem, kötülük bana dokunamaz!”
Kikazaru kulaklarını kapatmış:
“Eğer duymazsam, korku içime giremez!”
Iwazaru ise hem görmüş hem duymuş. Çok korkmuş ama hemen ağzını iki eliyle kapatmış:
“Eğer söylemezsem, kimse zarar görmez!”
Şeytan bir süre bağırıp çağırmış, sonra sıkılıp kendi mağarasına dönmüş.
Üç maymun ise titreyerek büyük bir söğüt ağacının altına saklanmış.
Bütün gün orada öylece durmuşlar. Akşam olunca birbirlerine bakmışlar ve sessizce söz vermişler:
Mizaru: “Ben kötü şeyi gördüm ama gözlerimi kapatarak kendimi korudum.”
Kikazaru: “Ben kötü sesi duydum ama kulaklarımı kapatarak içimi korudum.”
Iwazaru: “Ben hem gördüm hem duydum… Ama ağzımı kapatarak ormanı, kralımızı, arkadaşlarımızı korudum.”
Gece yıldızlar çıkınca yaşlı, ak sakallı bir baykuş gelmiş söğüt ağacının dalına konmuş. Baykuş bilgeymiş, her şeyi biliyormuş. Üç maymuna şöyle demiş:
“Kötüyü görmek, duymak, bilmek bazen kaçınılmazdır. Ama asıl bilgelik şudur: Kötülüğü görüp susmak değil, görüp de doğruyu söylemek cesaretini bulmaktır. Bir gün gelecek, sizler gözlerinizi, kulaklarınızı ve ağzınızı açıp ormandaki herkese ‘Korkmayın, birlikte güçlüyüz!’ diyeceksiniz.”
Üç maymun baykuşun sözlerini hiç unutmamış. Eve döndüklerinde Maymun Kral’a sadece şunu söylemişler:
“Çiçekleri bulduk Majesteleri, ama asıl önemli olanı da öğrendik: Kötülük karşısında üç maymunu oynamak değil, üç cesur maymun olmak gerek!”
O günden sonra ormanda kimse şeytandan korkmaz olmuş.
Çünkü Mizaru artık kötülüğü görür ve uyarır,
Kikazaru kötülüğü duyar ve haber verir,
Iwazaru da doğruyu söylemekten asla çekinmezmiş.
Ve dağ hala orada durur… Bir yanında güzel orman, bir yanında boş mağara.
Çünkü şeytan, cesareti ve doğruyu gören bir ormandan korkar kaçarmış.
Masal burada biter, gözlerini, kulaklarını ve yüreğini açık tutan çocuklar bu masalı unutmaz.
Bir dahaki masalda görüşmek üzere!
Bu Maymun Masalını Beğendiyseniz…
Arı Maya ve Küçük Balina masalını okumak ister misiniz?
Daha fazlası için Hayvan Masalları sayfamızı ziyaret edin!



