Yıldız masalı dinleyen çocuklar için gökyüzüne ve yıldızlara uzanan ışıklı merdivene tırmanan küçük kız, denizde balık ve orman kıyısında at illüstrasyonu.

Yıldız Masalı

Joseph Jacobs’un 1894’te derlediği yıldız masalı, küçük kızın yıldızlara olan büyük özlemini anlatıyor.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, duyup duyabileceğiniz tüm zamanların en eskisi ile en yenisinin birbirine karıştığı bir vakitte, minicik bir kız çocuğu yaşarmış. Bu küçük kız, gökyüzündeki yıldızlarla oynamak için bütün gün ağlar dururmuş; onu istemezmiş, bunu istemezmiş, ille de yıldızları istermiş. Günlerden bir gün, onları bulmak için yollara düşmüş. Gitmiş, gitmiş, gitmiş… En sonunda bir Değirmen Göleti’ne rastlamış.

“İyi günler dilerim. Ben oynamak için gökyüzündeki yıldızları arıyorum. Sen hiç gördün mü?” demiş küçük kız.

“Ah, evet benim güzel kızım. Geceleri tam yüzüme öyle bir parlarlar ki ışıktan gözüme uyku girmez. Atla suya, belki bir tane bulursun.” demiş Değirmen Göleti.

Böylece küçük kız suya atlamış. Yüzmüş de yüzmüş, yüzmüş de yüzmüş ama bir tane bile yıldız görememiş. Yoluna devam etmiş, ta ki şırıl şırıl akan bir Küçük Dere’ye varana dek.

“İyi günler sana, Küçük Dere. Ben oynamak için gökyüzündeki yıldızları arıyorum. Sen hiç gördün mü?” demiş kız.

“Evet, elbette güzel kızım. Geceleri kıyılarımda ışıldarlar. Suda biraz yürü, belki bir tane bulursun.” demiş Küçük Dere.

Küçük kız suda yürümüş de yürümüş, yürümüş de yürümüş ama tek bir yıldız bile bulamamış. Yine düşmüş yollara ve bu kez karşısına İyi Yürekli Periler çıkmış.

“İyi günler dilerim size, İyi Yürekli Periler. Gökyüzündeki yıldızlarla oynamak istiyorum. Siz hiç gördünüz mü onları?” demiş kız.

“Neden olmasın, güzel kızım. Geceleri buradaki çimenlerin üzerinde parlarlar. Bizimle dans et, belki bir tane bulursun.” demiş İyi Yürekli Periler.

Küçük kız perilerle dans etmiş de etmiş, dans etmiş de etmiş ama bir tane bile yıldız görememiş. Sonunda yere oturmuş; anlaşılan o ki başlamış ağlamaya.

“Ah benim talihsiz başım! Yüzdüm, sularda yürüdüm, perilerle dans ettim; eğer siz de bana yardım etmezseniz oynamak için gökyüzündeki yıldızları asla bulamayacağım.” demiş.

Bunun üzerine İyi Yürekli Periler aralarında fısıldaşmışlar. İçlerinden biri öne çıkıp kızı elinden tutmuş ve şöyle demiş:

“Eğer annenin yanına, evine dönmeyeceksen; hep ileri git, hep ileri… Ama dikkat et, doğru yoldan ayrılma. Dört Ayak’tan seni Hiç Ayak’a götürmesini iste. Sonra da Hiç Ayak’a seni Basamaksız Merdiven’e taşımasını söyle. Eğer oraya tırmanabilirsen…”

“Ah! O zaman gökyüzündeki yıldızların arasına varabilecek miyim?” diye haykırmış kız.

“Orada olmazsan, başka bir yerde olursun.” demiş İyi Yürekli Peri ve hepsi tekrar dans etmeye koyulmuşlar.

Böylece küçük kız hafiflemiş bir kalple tekrar yola koyulmuş. Gide gide bir ağaca bağlanmış, eyerli bir ata rastlamış.

“İyi günler sana, güzel hayvan. Gökyüzündeki yıldızları arıyorum, oynamak için. Beni sırtına alır mısın? Bütün kemiklerim sızlıyor yorgunluktan.” demiş kız.

“Hayır. Ben gökyüzündeki yıldızlardan falan anlamam. Hem ben kendi keyfim için değil, İyi Yürekli Periler’in emirlerini yerine getirmek için buradayım.” demiş at.

“İyi ama ben de perilerin yanından geliyorum zaten. Bana, Dört Ayak’ın beni Hiç Ayak’a götüreceğini söylediler.” demiş kız.

“Ha, bak bu başka bir hikâye. Atla sırtıma da gidelim.” demiş at.

Sürmüşler de sürmüşler, at koşturmuş da koşturmuş… Ta ki ormandan çıkıp kendilerini denizin kıyısında bulana dek. Karşılarındaki suyun üzerinde, doğrudan sudan çıkıp gökyüzüne doğru yükselen; mavi, kırmızı, yeşil, dünyanın tüm renklerini barındıran ve bakmaya doyulmayan muazzam güzellikteki bir şeye doğru uzanan, geniş ve pırıl pırıl bir yol varmış.

“Şimdi in bakalım aşağı. Seni karanın bittiği yere getirdim, Dört Ayak’ın yapabileceği ancak bu kadar. Ben artık kendi halkımın yanına, eve dönmeliyim.” demiş at.

“Ama Hiç Ayak nerede? Peki ya Basamaksız Merdiven?” demiş küçük kız.

“Onu ben bilmem, benim işim de değil zaten. Sana iyi günler, güzel kız.” demiş at ve dörtnala uzaklaşmış.

Küçük kız öylece durup suya bakarken, tuhaf görünüşlü, kocaman bir balık yüzerek tam ayaklarının dibine kadar gelmiş.

“İyi günler, Büyük Balık. Ben gökyüzündeki yıldızları ve onlara çıkan merdivenleri arıyorum. Bana yolu gösterir misin?” demiş kız.

“Hayır, yapamam. Tabii eğer bana İyi Yürekli Periler’den bir haber getirmediysen.” demiş Büyük Balık.

“Getirdim ya! Dört Ayak’ın beni sana, yani Hiç Ayak’a getireceğini, senin de beni Basamaksız Merdiven’e taşıyacağını söylediler.” demiş kız.

“Ah, pekâlâ o zaman. Çık sırtıma ve sıkı tutun.” demiş Büyük Balık.

Ve Büyük Balık—Şaplaşş!—diye suya atlamış, gümüş rengi yol boyunca o parlak ve renkli kemere doğru yüzmeye başlamış. Yaklaştıkça o kemerin ışıltısı öyle bir artmış ki küçük kız ışıktan gözlerini korumak için elleriyle yüzünü siper etmek zorunda kalmış.

Tam eteğine vardıklarında, kız bunun gökyüzüne doğru kıvrılarak uzanan geniş ve parlak bir yol olduğunu ve çok, ama çok uzaklardaki ucunda, küçücük parlak şeylerin dans edip durduğunu görmüş.

“İşte geldik, şu gördüğün şey merdiven. Tırmanabiliyorsan tırman ama sıkı tutun. Şundan eminim ki evdeki merdivenleri çıkmak bundan çok daha kolaydır; bu yol senin gibi küçük kızların adımlarına göre değil.” demiş Büyük Balık ve suları sıçrata sıçrata gözden kaybolmuş.

Böylece kız tırmanmış da tırmanmış, tırmanmış da tırmanmış ama bir adım bile yükselememiş. Işık önünde ve etrafındaymış, su ise ardında… Ne kadar çabalarsa o kadar çok aşağıya, o soğuk ve karanlık sulara doğru çekildiğini hissetmiş. Tırmandıkça daha da derinlere düşüyormuş.

Ama yine de tırmanmış, tırmanmış… Işıktan başı dönene, soğuktan titreyene ve korkudan serseme dönene kadar tırmanmış. Sonunda, iyice sersemlemiş ve gücü tükenmiş bir hâlde ellerini tamamen bırakıvermiş ve aşağı doğru batmaya başlamış… Aşağı… Daha da aşağı…

Ve GÜM diye sert tahtaların üzerine düşmüş! Bir de bakmış ki ağlaya sızlaya, kendi evinde, yatağının hemen başucundaki ahşap zeminde tek başına oturuyor. Mışıl mışıl uyurken yataktan düşmüş meğer.

Bu Yıldız Masalını Beğendiyseniz:

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir