Ağustos Böceği ve Karınca

Ağustos Böceği ve Karınca

في الأيام التي تكون فيها الزهور في أجمل حالاتها، والشمس في أبهى إشراقها، كان يُسمع صوت الموسيقى من جهة، وأنفاس النمل المتعب من جهة أخرى. وكانت هذه الموسيقى تخصّ الزيز الكسول الذي يقضي أيام الصيف الجميلة مستلقيًا على ورقة شجر واضعًا ساقًا فوق ساق ولا يفعل شيئًا سوى عزف الكمان.
Çiçeklerin en güzel, güneşin en ışıltılı olduğu günlerde, bir yandan müzik sesi gelirken, bir yandan da çalışan karıncaların yorgun nefesleri duyulurmuş. Bu müzik, yazın bütün güzel günlerini tembellik ederek, bir yaprağın üzerinde bacak bacak üstüne atmış keman çalmaktan başka bir iş yapmayan tembeller tembeli Ağustos Böceği’ne aitmiş.


وكان الزيز يوزّع الابتسامات على الجميع، ويبهج الغابة بسلوğu المرح، ويسخر من جميع الكائنات التي كانت تستعدّ للشتاء.
Herkese gülücükler dağıtıp, neşeli tavırlarıyla ormanı şenlendiren Ağustos Böceği, etrafında kışa hazırlık yapan bütün canlılara takılıp, onlarla alay edermiş.


وكان يقول: “اتركوا العمل في هذا الجو الجميل! تعالوا نغنِّي ونمرح! تعالوا نستمتع بالوقت! لماذا تتعبون أنفسكم في هذا الطقس الرائع؟” وكان يعزف مقطوعات مرحة محاولًا إلهاء الآخرين عن العمل.
-Bırakın bu güzel havalarda çalışmayı. Gelin şarkı söyleyelim, eğlenelim. Gelin günümüzü gün edelim. Bu güzel havalarda çalışarak niye kendinize eziyet ediyorsunuz, derken bir yandan da kemanıyla neşeli parçalar çalarak etrafında çalışanları engellemek istiyormuş.


وفي تلك الأثناء كان النمل يعمل على الأرض، يستعدّ للشتاء ويحمل ما يجده من طعام إلى جحره.
Bu sırada toprağın üzerinde karıncalar çalışıyormuş. Çalışkan karıncalar kışa hazırlık yapıyorlarmış. Buldukları yiyecekleri yuvalarına taşıyorlarmış.


ناداهم الزيز قائلاً: “كم تعملون كثيرًا!”
Ağustos Böceği, karıncalara seslenmiş:
–Ne kadar çok çalışıyorsunuz.


فأجاب أحد النمل قائلاً: “من الأفضل أن تستعدّ أنت أيضًا، فالشتاء قريب.”
Karıncalardan birisi:
– Sen de kışa hazırlık yapsan iyi olur. Yakında kış gelecek, diye cevap vermiş.


لكن الزيز تجاهل كلام النملة واستمر في الغناء بمرح.
Ağustos Böceği, karıncanın söylediklerini duymazdan gelmiş. Yine neşe içerisinde şarkı söylemeye devam etmiş.


وفي النهاية انتهى الصيف وجاء البرد، وهطلت الثلوج البيضاء في كل مكان.
Sonunda yaz bitmiş. Soğuk havalar gelmiş. Her tarafa bembeyaz kar yağmış.


كانت الحشرات التي عملت في الصيف تستمتع بطعامها في بيوتها، أما الزيز فبقي بلا طعام بسبب كسله في الصيف.
Yazın çalışan böcekler yuvalarında yiyeceklerini yiyerek rahat ediyorlarmış. Ağustos Böceği ise yazın yaptığı tembellikten dolayı yiyeceksiz kalmış.


ذهب يطلب الطعام من الحشرات التي يعرفها، لكن لم يعطه أحد شيئًا. وأخيرًا طرق باب النمل.
Tanıdığı böceklerin evlerine giderek yiyecek istemiş. Ama hiçbirisi ona yiyecek vermemiş. En sonunda karıncaların kapısını çalmış.


وعندما فتح النمل الباب، قال الزيز متوسلًا: “أرجوكم، أعطوني قليلًا من الطعام، ليس لدي أي شيء آكله.”
Kapıyı açan karıncaya:
–Lütfen bana biraz yiyecek verin. Hiç yiyeceğim yok, diyerek sızlanmış.


فقال له النمل: “لم تعمل في الصيف، بل كنت تستمتع وتتكاسل. فلماذا لا تستمتع الآن أيضًا؟” ثم أغلق الباب.
Karınca, Ağustos Böceği’ne:
–Yazın hiç çalışmadın. Hep tembellik yapıp keyif sürdün. Şimdi niye keyif yapmıyorsun, diyerek kapıyı kapatmış.


عندها أدرك الزيز خطأه، ووعد نفسه ألا يكون كسولًا مرة أخرى.
Ağustos Böceği yaptığı hatayı anlamış. Bir daha tembellik yapmayacağı konusunda kendisine söz vermiş.

Bu Arapça Hikayemizi Beğendiyseniz.

Anadolu’nun Yasak Aşkı ve Küçük Patates Hikayesini okumak ister misiniz?

Daha fazlası için Arapça Hikayeleri sayfamızı ziyaret edin!

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir