Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, yemyeşil ormanların içinde küçük, neşeli bir köy varmış. Bu köyde mavi renkli, sevimli Şirinler yaşarmış. Şirinler çalışkan ve yardımsevermiş; hepsi birbirine sıkı sıkıya bağlıymış. Köyde herkes birbirini çok severmiş.
Şirin Baba, akıllı şapkasıyla köyün sorunlarını çözer, herkese yol gösterirmiş.
Şirine, meraklı gözleriyle ormanda yeni çiçekler keşfeder, arkadaşlarına tatlı sürprizler yaparmış.
Şakacı Şirin, bir bakmışsın patlayan bir kutu hazırlamış, bir bakmışsın konfeti fırlatmış, herkes kahkahalara boğulurmuş.
Gözlüklü Şirin, kitaplarıyla bilgi toplar, bazen biraz ukalaca konuşsa da planlarda hep en doğru fikirleri verirmiş.
Usta Şirin, tornavida ve çekiçleriyle en zor işleri kolaylaştırır, yeni icatlar yaparmış.
Güçlü Şirin ise her zaman yardıma hazırmış; bir ağacı taşımak veya arkadaşını kaldırmak onun için çok kolaymış.
Ama bu mutluluğun bir de kötü yanı varmış: Gargamel adında kurnaz bir büyücü ve sadık kedisi Azman. Gargamel’in tek hayali Şirinler’i yakalamakmış. Ne kadar tuzak kursa da Şirinler şakaları, zekaları ve birbirlerine yardım etmeleriyle her seferinde planlarını bozarmış. Gargamel sinirlenir, Azman mırıldanır ama Şirinler hep kahkahalarla kazanırlarmış.
Bir gün Gargamel kurnaz bir plan yapmış. Kocaman çikolatalı kurabiyeler hazırlamış ve ormanın bir açıklığına bırakmış. Yakınlarda bir ağ kurup beklemeye başlamış. “Şirinler kurabiyeleri görünce gelecek, ben de ağı çekeceğim!” demiş kendi kendine.
Şirinler kurabiyeleri görünce Gözlüklü Şirin:
“Durun! Bu pek doğal değil. Bence bir tuzak olabilir.” demiş.
Şakacı Şirin gözleri parlayarak:
“O halde biz de bir plan yapalım! Gargamel’i kendi oyunuyla şaşırtacağız!” demiş.
Böylece Şirinler iş bölümü yapmış:
- Şirin Baba planı yönetmiş.
- Gözlüklü Şirin hangi yoldan gelmeleri gerektiğini hesaplamış.
- Usta Şirin gizlice ip ve kutularla sürpriz bir düzenek kurmuş.
- Şakacı Şirin kutuları hazırlamış; içine konfeti ve yapışkan şeker koymuş.
- Güçlü Şirin ipleri çekmeye hazır beklemiş.
- Şirine diğerlerini cesaretlendirmiş.
Plan şöyleymiş: Gargamel ağı çekerken Şirinler yerine içi boş kutular bırakacakmış. Kutulardan çıkan konfeti ve yapışkan şeker Gargamel’i şaşırtacak, ipler ise ağı kendi üzerine çekecekmiş.
Gargamel sabırsızlanmış: “Şirinler gelir gelmez, bu sefer kesin!” demiş.
Gece olunca ağını çekmiş. Tam ağı kapatacakken Usta Şirin ipleri gizlice çekmiş. Ağ Gargamel’in üzerine doğru gelmiş. Gargamel dengesini kaybetmiş ve kutulardan çıkan yapışkan şeker eline yapışmış. Azman kayıp düşmüş ve küçük bir çikolata kazanının kenarına yuvarlanmış. Gargamel kazanın içine düşmüş; içerisi ılık ve yapışkanmış!
Gargamel çırpındıkça daha çok yapışmış, Azman mırıldanarak kendini temizlemeye çalışmış. Şirinler uzaktan birbirlerine bakıp gülmüşler. Şirin Baba sakin bir sesle:
“Gargamel, kötülükle değil, akılla başa çıkarsın.” demiş.
Ertesi sabah Gargamel evine gitmiş, biraz utanmış ama yeni planlar düşünüyormuş. Şirinler köylerine dönüp birlikte kutlama yapmış; Usta Şirin yeni bir oyuncak icat etmiş, Şakacı Şirin yine konfeti patlatmış ve herkes kahkahalarla dans etmiş.
Ve masal, köyün en sevilen sözüyle bitmiş:
“Birlikte düşün, birlikte sev, biraz şaka ve çok dostlukla her zorluğu aşarsın!”
Bu Şirinler Masalını Beğendiyseniz…
Macera Hikayeleri sayfamızı ziyaret edin!



