Örümcek Adam (Spiderman) Masalı

Örümcek Adam (Spiderman) Masalı

Örümcek Adam Masalı, Peter’ın örümcek güçleriyle şehri korurken dostluğun ve cesaretin değerini keşfettiği heyecanlı bir hikaye.

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, denizin kenarında, gökyüzüne uzanan parlak binalarla dolu büyük bir şehirde, sevimli bir çocuk yaşarmış. Adı Peter’miş. Teyzesi May ile birlikte küçük, sıcak bir evde otururlarmış.

Peter’ın annesi babası yokmuş, ama teyzesi onu çok seviyormuş. Gündüzleri okula gider, akşamları da gazetede fotoğraf çekmeyi öğrenirmiş. Hayali, güzel fotoğraflar çekip para kazanmak, teyzesine güzel hediyeler almakmış.

Peter çok zeki ve meraklı bir çocukmuş, ama bazen biraz sakarlık yaparmış. Bir gün okul gezisinde, bilim dolu bir laboratuvara girmiş. Orada rengarenk tüpler, parlak ışıklar varmış. Tam o sırada, küçük bir örümcek kaçmış ve Peter’ın elini ısırmış. “Ayy!” diye bağırmış, ama sonra gülmüş. Eve gidince biraz yorulmuş, yatmış uyumuş.

Ertesi sabah kalkınca, inanılmaz bir şey olmuş! Peter duvarlara tırmanabiliyor, süper hızlı koşabiliyor, çok güçlü oluyormuş. Üstelik bileklerinden yapışkan ağlar fırlatabiliyormuş! “Vay be, ben artık bir süper kahramanım!” diye sevinmiş. Kendine kırmızı-mavi bir kostüm yapmış, adına da “Örümcek Adam” demiş.

Önce bu güçlerle eğlenmiş: Ağaçlara tırmanmış, kedileri kurtarmış, küçük hırsızları kovalamış. Sonra düşünmüş: “Bu güçlerle para kazanayım, teyzeme güzel bir ev alayım!” Güreş şovlarına katılmış, herkesi yenmiş, alkışlar almış. Artık teyzesiyle dondurma yiyor, parkta oynuyorlarmış. Ne kadar mutluymuşlar!

Bir akşam güreşten dönerken, bir hırsız koşuyormuş. Güvenlik amca “Yakalayın!” diye bağırmış. Peter düşünmüş: “Benim işim değil,” deyip geçmiş. Ama sonra pişman olmuş.

Birkaç gün sonra, eve gelince bir sürpriz! Teyzesi May biraz hasta olmuş, ama Peter hemen yardım etmiş. Teyzesi iyileşirken, Peter’a eski bir amcasının sözünü hatırlatmış: “Büyük güç, büyük iyilik getirir, Peter’ciğim. İnsanlara yardım etmelisin.”

Peter o an anlamış: Güçlerini sadece eğlence için değil, şehri korumak için kullanmalıymış! Artık geceleri Örümcek Çocuk olup, sokaklarda dolaşıyormuş. Hırsızları yakalıyor, yangınları söndürüyor, çocukları mutlu ediyormuş. Okula da gidiyormuş tabii, arkadaşlarıyla oynuyormuş.

Bir gün, şehrin en zengin adamı Norman amca çıkmış ortaya. Çok akıllı bir bilimciymiş, ama biraz fazla hırslıymış. Yeşil bir iksir içmiş ve birden “Yeşil Cin” olmuş! Yeşil zırh giymiş, uçan bir kaykay üzerinde şehri karıştırmaya başlamış. “Haha, şimdi her şey benim!” diye bağırıyormuş, bombalar atıyormuş, insanları korkutuyormuş.

Peter’ın en iyi arkadaşı Harry, işte bu Norman amcanın oğluymuş. Harry çok iyi kalpli bir çocukmuş. Peter’a hep “Gel, babamın şirketinde çalışalım, birlikte eğlenelim!” diyormuş. Ama Peter her seferinde “Teşekkürler arkadaşım, ben kendi başıma macera yaşamayı seviyorum” diye cevap veriyormuş.

Yeşil Cin şehri iyice korkutunca, Peter dayanamamış. En yakın arkadaşı Harry’ye gitmiş. “Harry, baban biraz değişmiş. Tehlikeli şeyler yapıyor, bana yardım etmen lazım!” demiş. Harry şaşırmış: “Babam mı? Ne diyorsun sen?” Peter o zaman maskesini çıkarmış ve “Ben Örümcek Çocuk’um! Güçlerimle şehri koruyorum” diye açıklamış. Harry önce inanamamış, ama sonra inanmış. “Tamam, birlikte düzeltelim bunu!” demiş.

İkisi gizlice Norman amcanın laboratuvarına girmişler. Orada Yeşil Cin’in sırrını bulmuşlar: Yeşil iksirin panzehiri varmış! Bu panzehirle Norman amcayı eski haline döndürebilirlermiş.

Büyük macera, şehrin kocaman köprüsünde başlamış. Yeşil Cin uçan kaykayıyla saldırıyormuş, bombalar atıyormuş. Örümcek Çocuk ağlarıyla zıplayıp “Dur bakalım, kötülük yapma!” diyormuş. Tam o sırada Yeşil Cin, içinde insanlar dolu bir tramvay vagonunu köprüden aşağı atmak istemiş. Peter hemen ağlarını fırlatmış, vagonu tutmuş ve yukarı çekmiş. İçindeki herkes kurtulmuş! Halk aşağıdan “Yaşasın Örümcek Adam! Sen bizim kahramanımızsın!” diye alkışlamış.

O sırada Harry gizlice yaklaşmış ve babasına panzehir ilacı vermiş. Norman amca birden kendine gelmiş. Yeşil Cin hali geçmiş, eski akıllı bilimci haline dönmüş. “Ah, ne yaptım ben? Üzgünüm herkesten!” diye üzülmüş. Harry babasını sarılmış, her şey düzelmiş. Norman iyileşmiş, şehir yeniden huzurlu olmuş.

Sonra Harry, Peter’a dönmüş: “Teşekkürler arkadaşım! Gel, babamın şirketini beraber yönetelim, zengin olalım, eğlenelim!” demiş. Peter gülümsemiş: “Sağ ol Harry, ama benim zenginliğim kahkaha, dostluk ve macera. Ben şehri korumaya devam edeceğim, gökdelenler arasında sallanacağım!”

O günden beri Örümcek Çocuk, arkadaşları ve teyzesiyle mutlu mutlu yaşarmış. Bazen yorulurmuş, ama dinlenip yeni maceralara atılırmış. Şehri korur, herkesi güldürürmüş.

Ve masal biterken, kahramanlar hiç bitmez.

Çocuklar nineye sorar: “Nine, Örümcek Çocuk hala macera yaşıyor mu?”

Nine gülerek cevap verir: “Evet yavrularım, siz cesur ve iyi kalpli oldukça, o da hep yanınızda!”

Bu Spiderman Masalını Beğendiyseniz…

Benzer heyecanlı serüvenler için keşfedin:

Yeni bir örümcek adam masalı mı arıyorsunuz? Macera Hikayeleri sayfamızı ziyaret edin!

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir