Kurnaz Juan Masalı

Kurnaz Juan Masalı

Kurnaz Juan ile zekanın sınırlarını zorlayın! En sevilen komik masallar arasında yer alan bu neşeli öykü, sizi kahkahaya davet ediyor.

Bir zamanlar uzak bir şehirde Juan adında bir öğrenci varmış. Juan o kadar fakirmiş ki, cebinde tek bir kuruşu yokmuş; ama Allah vergisi öyle bir zekası varmış ki, en zor durumdan bile sıyrılmayı bilirmiş. Borç harç içinde olsa da özünde iyi bir adammış, sadece imkanı yokmuş.

Bir gün Juan, kendisi gibi fakir öğrenci arkadaşlarını toplamış: “Dostlarım, Kader beni fakir yapmak istiyor ama ben zengin olmaya niyetliyim. Benimle gelirseniz, size pazar yerinde iyi para edecek bir ganimet vereceğim.” demiş.

Arkadaşları kabul etmiş. Şehrin dışındaki ana yola çıkmışlar. Az sonra uzaktan çan sesleri duyulmuş. Beş altı katırı önünde süren bir katırcı yaklaşıyormuş. Katırcı, yükünü satmış, keyfi yerinde, en öndeki katırın üzerinde uyuklayarak geliyormuş.

Juan, en arkadaki katırı gözüne kestirmiş. Hayvanın üzerindeki semeri ve koşumları sessizce çözmüş, katırı yolun kenarına salıvermiş. Sonra semeri kendi sırtına geçirmiş, yuları da boynuna takmış! Arkadaşları ise serbest kalan katırı kaptıkları gibi pazarın yolunu tutmuşlar.

Juan, bir süre katır gibi yularından çekilerek yürümüş. Sonra birden geri geri asılmaya, huysuzluk etmeye başlamış. Çanlar gürültüyle çalınca katırcı uykusundan uyanıp aşağı inmiş. Bir de ne görsün! Katırının yerinde, sırtında semerle bir insan duruyor!

“Bu ne biçim şaka! Katırım nerede, sen kimsin?” diye bağırmış adam.

Juan, boynunu büküp mahzun bir sesle: “Ah efendim, bu bir şaka değil, acı bir gerçek. Ben aslında soylu bir aileden geliyorum. Gençliğimde işlediğim günahlar yüzünden cezalandırıldım ve bir katıra dönüştürüldüm. Tam şu anda cezam bitti ve yeniden insana kavuştum.” cevabını vermiş.

Katırcı şaşkınlıktan donakalmış: “Yani ben bunca yıl seni mi tekmeledim? Seni mi besledim?”

Juan başını sallamış: “Evet efendim. Katırı dövdüğünüzde aslında beni dövüyordunuz. Ama üzülmeyin, nereden bilebilirdiniz? Şimdi aileme dönmem lazım. Ne olur bu sırrı kimseye söylemeyin, bir katır olarak yaşadığım yıllar duyulmasın.” demiş.

Katırcı, bir soyluyu eşek niyetine kullandığı için korkuyla özür dilemiş ve Juan’ı serbest bırakmış. Juan doğruca arkadaşlarının yanına gitmiş, katırın satışından gelen parayla ziyafet çekmişler.

Aradan iki hafta geçmiş. Bizim katırcı, kaybettiği katırın yerine yenisini almak için pazara gitmiş. Gezerken bir de ne görsün! Kendi eski katırı orada durmuyor mu? Meğer Juan’ın arkadaşları katırı o pazarda birine satmışlar, o da geri getirmiş.

Bir arkadaşı katırcıya seslenmiş: “Yahu, şu katırı alsana! Bildiğin hayvan, kaçırma!”

Katırcı, katıra dehşet içinde bakmış. Hayvanın yanına yaklaşmış ve kulağına doğru sessizce fısıldamış: “Seni tanımayanlar alabilir ama ben senin ne mal olduğunu biliyorum! Belli ki yine bir suç işledin de seni yine katıra çevirdiler. İlahi adalet ne kadar da korkunç!” demiş.

Adam, “Bu öğrenci yine günah işlemiş!” diyerek arkasına bakmadan kaçmış. Juan ve arkadaşları ise kazandıkları paranın tadını çıkarmaya devam etmişler.

Bu Komik Masalı Beğendiyseniz:

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir