Bir varmış bir yokmuş… Evvel zaman içinde, fırınların mis gibi koktuğu küçük, şirin bir kasabada yaşayan Güzel Teyze adında tatlı mı tatlı bir kadın varmış. Güzel Teyze, kasabadaki herkes için kurabiyeler yapmayı çok severmiş.
Bir gün, “Bu sefer özel bir kurabiye yapayım!” demiş. Hamuru yoğurmuş, yuvarlamış, sonra ona göz, ağız, düğmeler ve minicik bir şapka yapmış. Sonra sıcak fırına koymuş. Fırının içi mis gibi kokmuş.
Tam kurabiyeyi fırından çıkaracağı sırada pıt!, bir ses duymuş.
Kurabiye birden zıplamış ve bağırmış:
“Ben Kurabiye Adamım, yakala da gör bakalım! Hahaha!”
Güzel Teyze şaşırmış:
“Dur biraz! Daha soğumadın!”
Ama Kurabiye Adam kapıdan fırlamış gitmiş. Teyze peşinden koşmuş ama yakalayamamış.
Kurabiye Adam koşmuş koşmuş… Derken bir ineğin yanından geçmiş.
İnek şaşkınlıkla:
“Dur da seni yiyeyim!” demiş.
Ama Kurabiye Adam gülmüş:
“Sen beni yakalayamazsın! Koşuyorum hızlı hızlı, Benim adım Kurabiye Adam, Yakala da gör hadi!”
Ve koşmuş gitmiş.
Biraz sonra bir at çıkmış karşısına.
At, “Bir koca ısırık alsam ne güzel olur!” demiş.
Kurabiye Adam yine gülmüş:
“Sen de yakalayamazsın! Ben Kurabiye Adamım! Koşuyorum hop hop, Yakala da gör bakalım!”
Derken ormana gelmiş. Orada kurnaz bir tilki onu bekliyormuş. Tilki gayet kibar bir sesle:
“Ah sevgili Kurabiye Adam… Bu dereden geçemezsin. Islanırsan dağılır gidersin. İstersen seni sırtımda karşıya geçireyim.”
Kurabiye Adam düşünmüş…
İnek yakalayamadı, at yakalayamadı, Teyze yakalayamadı…
“Bu tilki de yakalayamaz herhalde!” demiş.
Tilkinin sırtına atlamış.
Tilki yürümeye başlamış ama birden:
“Su çok yükseldi, biraz başıma çık!” demiş.
Kurabiye Adam düşünmeden başına çıkmış.
“Ahh su daha da yükseldi, burnuma çık!” demiş tilki.
Kurabiye Adam burnuna tırmanmış.
Tam o sırada tilki şap! diye havaya sıçramış…
Ve hop! Kurabiye Adamı ağzıyla havada yakalamış!
Ama işte burada masalımızın sürprizi var:
Tilki Kurabiye Adamı yememiş!
Onu usulca yere bırakmış.
“Ben seni yemek istemedim,” demiş.
“Ben sadece seni korumak istedim. Çünkü kimseyi kandırmak doğru değildir. Ama sen de biraz fazla hızlı davranıyorsun.”
Kurabiye Adam utanmış:
“Ben hep kaçtım… Kimseyle konuşmadım… Ama aslında yalnızdım.”
Tilki gülümsemiş:
“Öyleyse gel kasabaya dönelim. Belki seninle arkadaş olmak isteyen bir sürü kişi vardır.”
Kurabiye Adam ve tilki birlikte geri dönmüş. Kasabadaki herkes Kurabiye Adam’ı görünce gülmüş, sarılmış ve ona güzel bir ev yapmış.
O günden sonra Kurabiye Adam hiç kaçmamış, herkesle arkadaş olup mutlulukla yaşamış.
Masalın Dersi
Kaçmak yerine konuşmayı denersen, karşında sandığından çok daha fazla dost bulursun.



