Kar Tanesi

Kar Tanesi Hikayesi

Arapça Kar Tanesi Hikayesi, Arapça öğrenen çocuklar ve yeni başlayanlar için mükemmel bir arapça çocuk hikayesi.

كان يا مكان في قديم الزمان، في أحد بلاد الشمال، كانت تعيش في قرية صغيرة بين الغابات امرأة تُدعى آنا وزوجها المزارع دانيال. وبالرغم من تقدّم عمرهما، لم يكن لديهما أطفال.
Bir varmış bir yokmuş. Eski çağlarda, kuzey ülkelerinden birinde, ormanlar içindeki küçük bir köyde, Daniel adında bir çiftçi ve Anna adındaki karısı yaşıyormuş. Artık genç sayılmayacak yaşa gelmiş olmalarına rağmen çocukları yokmuş.

وعلى الرغم من أن حالتهما المادية كانت جيدة، إلا أن عدم وجود طفل كان يحزنهما كثيراً. ومع ذلك، ولأنهما طيبان، لم يعيشا مثل العجائز المتجهمين، بل وجدا طرقاً لملء وحدتهما.
Halleri vakitleri yerinde olduğundan çocuksuz olmak onları çok üzüyormuş. Ama iyi kalpli oldukları için yalnızlıklarını gidermek için türlü yollar bulur, huysuz ihtiyarlar gibi yaşamazlarmış.

كان دانيال وآنا يحبان جميع أطفال القرية، ويعدّان الحلويات لهم، ويستضيفونهم في منزلهما. كما كان لديهما ست قطط وأربعة كلاب يعيشون معهما.
Daniel ve Anna köyün tüm çocuklarına sevgi gösterir, pastalar yapar, onları evlerinde misafir ederlermiş. Evlerinde altı kedi ve dört köpek de varmış.

لم يقتصر لطفهما على الحيوانات المنزلية فقط، بل كانا يعاملان مخلوقات الغابة أيضاً برفق وحنان. ومع كل هذا، لم يستطيعا التوقف عن التفكير بأنه لو كان لهما طفل لكانا أسعد.
Sadece ev hayvanlarına değil, ormandaki yaratıklara da iyi davranırlarmış. Yine de bir çocukları olsa daha mutlu olacaklarını düşünmeden duramazlarmış.

وفي يومٍ من أيام الشتاء، غطت الثلوج القرية كلها. تساقط الثلج بكثرة حتى لم تعد الأبواب تُفتح من تراكمه. فبقي الناس في بيوتهم قرب مواقدهم المشتعلة، ينظرون من النوافذ.
Bir kış günü, köyü karlar kaplamış. O kadar çok kar yağmış ki evlerin kapıları açılamaz olmuş. İnsanlar evlerinde ocak başında oturup pencereden dışarı bakıyormuş.

أما أطفال المزارعين فقد كانوا ينتظرون بفارغ الصبر انتهاء العاصفة، ليتذكروا ألعابهم في الثلج من السنة الماضية، ويتمنّوا الخروج بسرعة.
Çocuklar ise kar yağınca sabırsızlanmış, geçen kış yaptıkları oyunları hatırlayıp dışarı çıkmak istemişler.

وفي الصباح التالي، حين توقّف الثلج، خرج الأطفال إلى الحدائق المغطاة بالثلوج يلعبون. بعضهم يرمي كرات الثلج، وبعضهم يتزلج، وآخرون يصنعون رجال الثلج.
Ertesi sabah kar durunca çocuklar dışarı fırlamış. Kimisi kartopu oynamış, kimisi kaymış, kimisi kardan adam yapmış.

وبينما كان دانيال وآنا يشاهدان الأطفال من النافذة، رغبا هما أيضاً في اللعب بالخارج. فارتديا ملابس سميكة وخرجا مع كلابهم إلى الحديقة يمرحون بين الثلوج.
Daniel ve Anna pencereden çocukları izlerken onlar da oynamak istemiş. Kalın elbiseler giyip köpekleriyle birlikte dışarı çıkmışlar.

وبعد بعض اللعب، تعبا وقرّرا صنع شيء جميل من الثلج. أشارت آنا إلى رجل ثلج كبير في حديقة الجيران وقالت: “لنصنع نحن أيضاً شيئاً، ولكن… امرأة ثلجية!”
Bir süre sonra yorulmuşlar ve karla bir şey yapmaya karar vermişler. Anna, komşunun kocaman kardan adamını görünce “Biz de kardan bir kadın yapalım!” demiş.

لكن دانيال هز رأسه وقال: “لا، لنصنع طفلاً من الثلج.” فأعجبت آنا بالفكرة، وبدآ يدحرجان كرة ثلج صغيرة لتكبر شيئاً فشيئاً.
Daniel başını sallayıp “Hayır, kardan bir çocuk yapalım” demiş. Anna bu fikri daha çok sevmiş ve hemen işe başlamışlar.

صنعا جسداً صغيراً وذراعين وساقين، ثم جعلا كرة أصغر للرأس، ووضعاها فوق الجسد. راحت آنا تنحت الثلج بلطف حتى صار الطفل جميلاً.
Küçük bir gövde, kollar ve bacaklar yapmışlar. Sonra daha küçük bir kafa yapıp gövdeye koymuşlar. Yavaşça şekil vererek çok güzel bir kardan çocuk yapmışlar.

وضعا قطعتين من الفحم للعينين، وجزرة صغيرة للأنف، وقليلاً من شعر ذيل حصان أسود للشَّعر. فأصبح الطفل الثلجي أجمل وأقرب إلى الحقيقة.
Çocuğun gözleri için kömür parçaları, burnu için küçük havuç, saçları için siyah at kılı koymuşlar. Kardan çocuk daha da güzelleşmiş.

وبينما كانت آنا تستعد للدخول لشدة البرد، شعرت بنَفَس دافئ على يدها. التفتت فرأت أن عيني الطفل الثلجي تتحركان وتلمعان بين الثلوج!
Anna üşüdüğü için içeri girmek üzereyken, elinde sıcak bir nefes hissetmiş. Başını çevirince kardan çocuğun gözlerinin kıpırdadığını görmüş!

نادَت آنا زوجها قائلة: “دانيال! هل أحلم؟ أظن أن عيني طفل الثلج تتحركان!” ولم تكن حالمة، فقد دبّت الحياة في الطفل حقاً.
“Daniel! Hayal mi görüyorum? Gözleri oynuyor!” diye bağırmış. Ama hayal görmüyormuş; kardan çocuk gerçekten canlanmış.

وحين حاول دانيال احتضان الطفل، بدأ الثلج يتشقق ويسقط مثل قشر البيض، وخرج من داخله طفل صغير جميل من الثلج، يضحك ويتحرك.
Daniel çocuğu sevmek isteyince üzerindeki kar kabukları yumurta kabuğu gibi dökülmüş ve içinden çok güzel bir kar bebeği çıkmış.

أسرعت آنا وحملته قائلة: “لنذهب سريعاً إلى الداخل يا دانيال! لقد استجاب الله لدعائنا، وأعطانا طفلاً، لكن يجب أن لا يعرف أهل القرية!”
Anna hemen bebeği kucaklamış: “Çabuk içeri gidelim Daniel! Tanrı dileğimizi kabul etti ama kimse bunu duymamalı!”

سمّيا الطفلة “ندفة الثلج”، وكان الاسم مناسباً لها، فكان جسدها أبيض كالثلج، وشعرها وعيناها سوداوان. وكانت تنمو بسرعة كبيرة حتى أصبحت خلال أسبوع فتاة في الثالثة عشرة.
Kızın adını “Kar Tanesi” koymuşlar. Tüm vücudu bembeyazmış, saçları ve gözleri siyahtı. O kadar hızlı büyüyormuş ki bir hafta içinde on üç yaşında bir kız gibi olmuş.

قدّمتها آنا للنساء في القرية على أنها ابنة أختها. وأصبحت ندفة الثلج محبوبة من الجميع، وكان الأطفال يأتون كل يوم للعب معها.
Anna onu köylülere yeğeni diye tanıtmış. Kar Tanesi herkes tarafından sevilmiş, çocuklar her gün onunla oynamaya gelmiş.

ومع اقتراب الربيع، بدأت ندفة الثلج تفقد نشاطها، ولم تعد تشارك في الألعاب أو تأكل كالسابق، مما أقلق دانيال وآنا كثيراً.
Bahar yaklaşınca Kar Tanesi neşesini kaybetmiş, yemek yememeye başlamış. Daniel ve Anna endişelenmiş.

قضت الربيع كله في الأماكن المظلّلة والباردة، تزداد ضعفاً يوماً بعد يوم. ومع مجيء الصيف، لم تعد تخرج من البيت أبداً.
Bahar boyunca gölgeli yerlerde dolaşmış ve her gün daha da zayıflamış. Yaz gelince dışarı bile çıkmaz olmuş.

وحين جاء يوم مهرجان الصيف، أخذها دانيال وآنا معهم إلى ساحة الاحتفال في الغابة. كان جميع أهل القرية هناك يمرحون ويضحكون.
Yaz bayramı günü gelince, Anna ve Daniel onu da alıp bayram yerine götürmüş. Tüm köylüler oradaymış.

جلست ندفة الثلج تحت ظل شجرة طوال النهار. وعندما حلّ الظلام، جاءت صديقاتها وأخذنها إلى مكان اللعب قرب نار كبيرة كان الأطفال يقفزون فوقها.
Kar Tanesi gün boyunca gölgede oturmuş. Hava karardıktan sonra arkadaşları onu çağırıp ateşin yanındaki oyuna götürmüşler.

ترددت ندفة الثلج، لكنها دُفعت إلى النار مع الفتيات. وعندما جاء دورها، سُمع صوت “آه!”، ثم اختفت ولم يرها أحد. ظن الأطفال أنها ذهبت إلى والديها، لكن لم يجدها أحد.
Kar Tanesi katılmak istememiş ama kızlar onu zorlamış. Sıra ona gelince bir “Ahh!” sesi duyulmuş ve bir anda kaybolmuş. Kimse nerede olduğunu bulamamış.

مرت ليلة كاملة ولم يجدها أحد. ثم مرت أسابيع، وفي ليلة عاصفة بعد شهر، استيقظت آنا على صوت الرياح الشديدة، ورأت من النافذة شيئاً يطرق الزجاج.
Kimse tüm gece onu bulamamış. Bir ay sonra, fırtınalı bir gecede Anna pencereye bir tıkırtı duyup uyanmış.

نظرت، فرأت ندفة الثلج تنظر إليهما من خلف النافذة. أسرع الوالدان لفتح الباب وإدخالها، لكنها ضحكت وهزّت رأسها رافضة الدخول.
Pencereden baktığında Kar Tanesi onları izliyormuş. Kapıyı açmak isteyince kız gülerek başını sallamış.

قالت لهما: “البيت دافئ جداً. أنتما تحبان الصيف، أما أنا فلا أحتمله. لقد ذُبت عندما قفزت فوق النار يوم المهرجان. واليوم جاء عمي العاصفة فأبرد الجو كي أستطيع رؤيتكما.”
Kız demiş ki: “Ev çok sıcak. Siz yazı seviyorsunuz ama ben dayanamıyorum. Yaz bayramında ateşin üstünden atlayınca eriyip yok oldum. Bu gece fırtına çıktı çünkü amcam havayı benim için soğuttu.”

وأضافت: “لا أستطيع العيش معكما في الصيف، لكن عندما يأتي الشتاء وتتساقط أول ثلوج، اصنعا طفلاً من الثلج، وسأعود إليكما.”
Devam etmiş: “Yazın sizinle yaşayamam ama ilk kar yağdığında yine kardan bir çocuk yaparsanız geri gelirim.”

استمع الوالدان والدموع تملأ أعينهما. لكن دانيال خطرت له فكرة أفضل، فسألها: “أخوفك كله من الشمس والحرارة، أليس كذلك؟” فأومأت برأسها.
Anne ve baba gözleri dolarak dinlemiş. Daniel’in aklına bir fikir gelmiş: “Korkar olduğun tek şey sıcak değil mi?” demiş. Kız başını sallamış.

فقال لها: “إذاً سنبيع كل ما نملك وننتقل غداً إلى الشمال، حيث يستمر الشتاء عشرة أشهر، ويبقى الثلج حتى في الصيف. هل تعيشين معنا هناك؟”
Daniel demiş ki: “O hâlde yarın her şeyi satıp daha kuzeye taşınıyoruz. Kışın on ay sürdüğü, yazın bile karın olduğu yere. Bizimle yaşar mısın?”

فرحت ندفة الثلج كثيراً، وصَفّقت بيديها. وبعد شهر، انتقل دانيال وآنا إلى قرية باردة في الشمال، يعيش أهلها من الصيد. وفي اليوم نفسه، جاءت ندفة الثلج إليهما، وعاشوا جميعاً بسعادة حتى نهاية عمرهم.
Kar Tanesi bu fikre çok sevinmiş. Bir ay sonra Daniel ve Anna kuzeyde soğuk bir köye taşınmış. Kar Tanesi o gün onlara gelmiş ve hep beraber mutlu yaşamışlar.

Arapça Kar Tanesi Hikayesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Arapça Kar Tanesi Hikayesi nedir?

A1 seviyesi duygusal bir çocuk masalı: Kardan bir kızın hikayesi, harekeli Arapça + Türkçe çeviri ile.

PDF indirme var mı?

Evet, sayfanın altında ücretsiz PDF indirin – tercümeli arapça hikayeler için mükemmel.

Bu Arapça Hikayemizi Beğendiyseniz…

Aslan Kral ve Üç Ayı Hikayesini okumak ister misiniz?

Daha fazlası için Arapça Hikayeleri sayfamızı ziyaret edin!