Ali’nin Doğa Sevgisi Macerası

Ali’nin Doğa Sevgisi Macerası

Çocuklar için eğitici bir doğa sevgisi masalı: Küçük Ali, kirlenen ormanı fark eder, arkadaşlarıyla çöpleri toplar ve çevre bilinciyle doğayı korur.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, yemyeşil dağların eteğinde küçücük bir köyde, Ali adlı bir oğlan çocuğu yaşarmış. Ali’nin kalbi doğayla doluymuş; her sabah uyanır uyanmaz ormana koşar, ağaçların dallarında sallanır, derenin serin sularında ayaklarını ıslatır, çiçeklerin kokusunu içine çekermiş. Orman onun en yakın dostuymuş; kuşlar ona şarkı söyler, rüzgar saçlarını okşarmış.

Bir gün, yine ormana dalmış. Güneş yaprakların arasından altın ışıklar saçıyor, her yer hayat doluyormuş. Dereye yaklaştığında, birden durmuş. Su eskisi gibi şırıl şırıl akmıyormuş, yüzeyi çöplerle kaplıymış. Poşetler, şişeler, kutular… Doğanın kalbi kırılmış gibiymiş. Balıklar zor nefes alıyor, kuşlar huzursuz uçuşuyormuş.

Biraz ilerleyince, eski bir çınar ağacının köklerinde, kulakları sarkık bir tavşan görmüş. Tavşan, yavrularını korumak için titriyormuş.

“Ne oldu sana, küçük tavşan?” diye sormuş.

Tavşan başını kaldırmış: “Ah Ali, insanlar geliyor, eğleniyor, ama giderken çöplerini bırakıyor. Evimiz kirleniyor, yavrularım hasta oluyor. Orman fısıldıyor artık acılarını; yapraklar hüzünle sallanıyor.” demiş.

Ali’nin yüreği sızlamış. O gün eve dönünce, annesine babasına anlatmış her şeyi. “Doğa bize hayat veriyor, temiz hava, su, meyve… Biz onu korumazsak, o da bizi koruyamaz.” demiş.

Ertesi gün okulda arkadaşlarına açmış konuyu. “Gelin ormanı temizleyelim birlikte. Her küçük el, büyük bir fark yaratır!” demiş. Arkadaşları önce şaşırmış, sonra gülümsemişler. Eldivenleri giymişler, poşetleri almışlar, hep beraber ormana yürümüşler.

Ali'nin Doğa Sevgisi Macerası
Ali’nin Doğa Sevgisi Macerası

Saatlerce çalışmışlar. Çöpleri toplamışlar, derenin kenarını pırıl pırıl yapmışlar. Su yeniden berrak akmaya başlamış, balıklar neşeyle yüzmüş. Tavşan ve diğer hayvanlar, sincaplar, kuşlar, hatta bir geyik uzaktan bakıp sevinmişler.

İş bitince tavşan hoplaya zıplaya gelmiş: “Teşekkür ederiz Ali, teşekkür ederiz çocuklar. Siz bir tohum ektiniz bugün; doğa sevgisi tohumu. O büyüyecek, ormanı daha da güzelleştirecek.” demiş.

Ali gülümseyerek: “Asıl biz teşekkür ederiz. Doğa bizim evimiz.” demiş.

O günden sonra köyde her şey değişmiş. Herkes çöpünü yere atmaz olmuş, geri dönüşüm yapar, fidan diker olmuş. Ali ve arkadaşları her bahar “Orman Bayramı” kutlar, hem temizlik yapar hem şarkılar söylermiş.

Deve tellal iken, pire berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Bu masal burada bitmiş, ama doğa sevgisi hiç bitmemiş.

Sevgili küçük dostlar, unutmayın ki doğa bizim en büyük hazinemiz. Bir çöpü toplamak, bir fidanı sulamak, suyu boşa akıtmamak… Hepsi büyük bir sevginin parçası. Doğa sevgisini kalbinize ekin, çevre bilincini hiç bırakmayın. O zaman dünya, her daim masallardaki gibi mutlu ve güzel kalır.

Bu Doğa Sevgisi Masalını Beğendiyseniz:

Yorum bırakın

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir