Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Amazon yağmur ormanlarının en derin, en gizemli köşesinde, gökyüzüne meydan okuyan muazzam bir kapok ağacı yükselirmiş. Bu ağaç o kadar heybetliymiş ki, dalları bulutları deler geçer, kökleri toprağın en derin sırlarını saklar, gövdesi ise kilometrelerce uzaktan görülecek kadar kalın ve güçlüymüş. Yaprakları her daim yemyeşil, çiçekleri tropik meyvelerin tatlı kokusuyla doluymuş. Ormanın kalbi gibi atarmış bu ağaç; çünkü onsuz ne kuşlar şarkı söyleyebilir, ne hayvanlar yuva kurabilir, ne de yağmur ormanı nefes alabilirmiş.
Bir sıcak, nemli sabah, ormana iki adam gelmiş. Biri yaşlı ve kararlı patron, diğeri genç ve güçlü bir oduncuymuş. Patron, dev kapok ağacını işaret ederek: “Bu ağacı kes! Kerestesi bize çok para kazandıracak” demiş.
Genç oduncu baltasını alıp derin bir nefes çekmiş ve vurmaya başlamış: Tak! Tak! Tak! Her vuruşta ağaç hafifçe sarsılır, ormandaki kuşlar susar, maymunlar dallardan korkarak bakarmış. Saatler geçmiş, adam ter içinde kalmış, kolları ağrımış. Sonunda yorgunluktan bitap düşüp ağacın geniş köklerine yaslanmış ve sıcacık orman havasının, yaprak hışırtılarının ninni gibi etkisiyle derin bir uykuya dalmış…
İşte tam o anda, orman canlanmış! Yapraklar arasından çıkan uğultular, dallardan inen gölgeler… Hayvanlar sessizce toplanmış uyuyan adamın etrafında. Birer birer yaklaşmışlar ve kulağına fısıldamışlar.
Şimdi sen de hayal et: Bu fısıltıları duysan, ne hissederdin?
İlk önce minik bir arı gelmiş: “Bu ağaç benim evim. Çiçeklerinden bal yapıyorum. Eğer kesersen, yavrularım aç kalır.” demiş.
Sonra renkli bir papağan konmuş omzuna: “Dallarında yuvam var. Gökyüzünde uçarken dinleniyorum burada. Ağaç olmazsa nereye konacağım?” demiş.
Usulca, yeşil bir yılan sarılmış gövdeye: “Bu kalın gövde benim saklanma yerim. Avcılardan korunuyorum dallarında.” demiş.
Küçük, parlak gözlü ağaç kurbağaları zıplamış yanına: “Yapraklarından damlayan sularla göletlerimiz doluyor. Kurur gideriz.” demiş.
Şakacı maymunlar sallanmış dallardan: “Meyveleriyle karnımız doyuyor, dallarında oyun oynuyoruz, yavrularımız büyüyor. Orman neşesiz, boş kalır!” demişler.
Sonra bir jaguar yaklaşmış usulca: “Gölgesinde dinleniyorum sıcak günlerde. Yavrularımı koruyorum burada. Güçlü olsam da, bu ağaca ihtiyacım var.” demiş.
En sonunda, yaprakların arasından küçük bir çocuk çıkmış, gözleri dolu dolu, elinde geleneksel okuyla:
“Bu ağaç bizim nefesimiz, hayatımız. Havayı temizliyor, yağmuru getiriyor, toprağı tutuyor. Atalarımızdan beri burada yaşıyoruz. Tüm canlılar bir zincir gibi bağlı birbirine. Sen bizi kesersen, orman solar, dünya bir parçasını kaybeder…” demiş.
Adam rüyasında tüm bu hayvanları duymuş. Ormanın sıcaklığını, huzurunu hissetmiş. Hayvanların gözlerindeki korkuyu, çocuğun gözyaşlarını görmüş. Uyanınca etrafına bakmış: Tüm o muhteşem canlılar çevresini sarmış, sessizce ona bakıyormuş. Baltasına uzanmış, sonra durmuş. Gözleri yaşarmış, baltayı yavaşça yere bırakmış. Hiç konuşmadan, arkasına bakmadan ormandan uzaklaşmış…
O günden sonra büyük kapok ağacı daha da büyümüş, dalları daha genişlemiş. Orman yeniden kuş cıvıltılarıyla, maymun kahkahalarıyla, yaprak hışırtılarıyla dolmuş. Hayvanlar ve insanlar, doğanın ne kadar değerli olduğunu hatırlamış.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düştü: Biri kapok ağacına, biri orman canlılarına, biri de doğayı koruyan çocuklara…
Bu hikayede ne anlatılıyor?
Amazon ormanındaki bir ağacın kesilmek istenmesiyle, doğadaki tüm canlıların birbirine nasıl bağlı olduğunu ve ormanları korumanın ne kadar önemli olduğunu derinlemesine gösteriyor. Lynne Cherry’nin ünlü kitabından esinlenerek, empati ve sorumluluk duygusu aşılıyor.
Hangi yaş grubu için uygun?
6–12 yaş arası çocuklar için ideal. Okullarda tartışmaya, rol yapmaya (her çocuk bir hayvan olsun!), çevre projelerine çok uygun.
Sence oduncu neden baltayı bıraktı?
En çok hangi hayvanın (veya çocuğun) sözü seni etkiledi?
Eğer sen ormanda olsan, kapok ağacına ne fısıldardın?
Yorumlarda paylaşın, belki birlikte ormanı daha da zenginleştiririz!




Zdravo, htio sam znati vašu cijenu.
Pozdravljeni, za kaj bi radi vedeli ceno?