Arapça Üç Ayı Hikayesi şimdi harekeli Arapça metin ve satır satır Türkçe çeviri ile! A1-A2 seviyesinde, arapça çocuk hikayeleri arasında en çok okunan klasiklerden. PDF indirip yazdırabilir, sesli okuyarak pratik yapabilirsiniz.
كان يا مكان… في أعماق الغابة كان هناك ثلاثة دببة يعيشون في بيوتهم. أحدهم كان الدب الصغير الصغير جداً، والثاني دب متوسط الحجم، والثالث دب كبير ضخم عملاق. كان لكل واحد منهم طبق من العصيدة، وكرسي يجلس عليه، وسرير ينام فيه. كان كل شيء عند الدب الصغير صغيراً، وعند الدب المتوسط متوسطاً، وعند الدب الكبير ضخماً وكبيراً.
Bir varmış bir yokmuş… Ormanın derinliklerinde kendi evlerinde yaşayan Üç Ayı varmış. Biri Küçük, Minik, Minikçe Ayı; biri Orta Boy Ayı; biri de Büyük, Kocaman, Devasa Ayı imiş. Her birinin kendi lapası, kendi sandalyesi ve kendi yatağı varmış. Küçük Ayı’nın her şeyi minik, Orta Boy Ayı’nın her şeyi orta, Büyük Ayı’nın ise her şeyi kocamanmış.
في صباح يومٍ ما، حضّر الدببة عصيدتهم. كانت عصيدة الدب الكبير في قدر كبير، والدب المتوسط في قدر متوسط، والدب الصغير في قدر صغير. قالوا: “عصيدتنا ساخنة جداً، دعوها تبرد قليلاً كي لا نحرق أفواهنا”، وخرجوا في نزهة قصيرة داخل الغابة.
Bir sabah ayılar lapalarını hazırlamış. Büyük Ayı’nın lapası büyük tencerede, Orta Boy Ayı’nın lapası orta tencerede, Küçük Ayı’nın lapası ise minik tenceredeymiş. “Lapamız çok sıcak, biraz soğusun, yoksa ağzımız yanar,” demişler ve ormanda kısa bir yürüyüşe çıkmışlar.
في ذلك الوقت جاءت امرأة صغيرة مسنة، فضولية وقليلاً مشاكسة. نظرت من النافذة، ثم من ثقب المفتاح، ولما رأت أن البيت فارغ دخلت. وعندما رأت العصيدة على الطاولة لمعت عيناها وقالت: “ربما أتذوق قليلاً.”
O sırada meraklı ve biraz arsız küçük yaşlı bir kadın gelmiş. Pencereden, sonra anahtar deliğinden bakmış; içeride kimseyi görmeyince kapıyı açıp içeri girmiş. Masadaki lapaları görünce gözleri parlamış: “Belki biraz tadabilirim,” demiş.
تذوقت أولاً عصيدة الدب الكبير؛ فكانت ساخنة جداً، فعقدت حاجبيها. ثم تذوقت عصيدة الدب المتوسط؛ فكانت باردة جداً. وبعدها تذوقت عصيدة الدب الصغير؛ فلم تكن ساخنة ولا باردة، بل مناسبة تماماً. فأكلتها كلها وهي تتمتم: “لكنها قليلة جداً!”
İlk olarak Büyük Ayı’nın lapasını denemiş; çok sıcakmış. Orta Boy Ayı’nın lapasını denemiş; çok soğukmuş. Sonra Küçük Ayı’nın lapasını denemiş; tam kıvamındaymış. Hepsini afiyetle yemiş ama yine de “Bu bana yetmez, çok az!” diye sızlanmış.
ثم بحثت عن كرسي تجلس عليه. كان كرسي الدب الكبير قاسياً جداً، وكرسي الدب المتوسط ناعماً جداً. أما كرسي الدب الصغير فكان مناسباً، لكنها عندما جلست عليه انكسر وسقطت على الأرض. فقالت: “يا إلهي! ما هذا؟” ثم واصلت البحث.
Sonra oturacak sandalye aramış. Büyük Ayı’nın sandalyesi çok sertmiş, Orta Boy Ayı’nınki çok yumuşakmış. Küçük Ayı’nın sandalyesi tam kıvamındaymış, ama kadın oturunca sandalye kırılmış ve yere düşmüş. “Aman Tanrım, bu ne?” demiş ama devam etmiş.
بعد ذلك صعدت إلى الطابق العلوي. كان سرير الدب الكبير مرتفعاً من جهة الرأس، وسرير الدب المتوسط مرتفعاً من جهة القدمين. أما سرير الدب الصغير فكان مناسباً تماماً. فغطت نفسها ونامت بسلام.
Sonra üst kata çıkmış. Büyük Ayı’nın yatağı baştan çok yüksekmiş, Orta Boy Ayı’nın yatağı ayaktan yüksekmiş. Küçük Ayı’nın yatağı ise tam kıvamındaymış. Üzerini örtüp rahatça uyumuş.
وفي تلك الأثناء عاد الدببة الثلاثة إلى البيت. وعندما فحصوا عصيدتهم قال الدب الكبير بصوته الضخم: “شخص ما لمس عصيدتي!” وقال الدب المتوسط بصوت متوسط: “شخص ما لمس عصيدتي أنا أيضاً!” وقال الدب الصغير بصوته الرفيع: “شخص ما لمس عصيدتي وأكلها كلها!”
Bu sırada Üç Ayı eve dönmüş. Lapalarını kontrol eden Büyük Ayı kocaman sesiyle “Birisi lapama dokunmuş!” demiş. Orta Boy Ayı “Benim lapama da dokunmuş!” demiş. Küçük Ayı ise tiz sesiyle “Benim lapamı yemiş!” diye bağırmış.
بدأ الدببة في تفقد البيت. وجدوا الكراسي مكسورة والوسائد مبعثرة، ووجدوا المرأة المسنة الصغيرة نائمة في سرير الدب الصغير. أيقظها صوت الدب الصغير الحاد.
Ayılar evi incelemeye başlamışlar. Sandalyeler bozukmuş, yastıklar dağılıkmış ve Küçük Ayı’nın yatağında küçük yaşlı kadın uyuyormuş. Küçük Ayı’nın tiz sesi kadını uyandırmış.
قفزت المرأة مذعورة، وركضت نحو النافذة وقفزت منها وهربت إلى الغابة. ولم يرها الدببة مرة أخرى.
Kadın korku içinde fırlamış, pencereye koşmuş ve dışarı atlayıp ormana kaçmış. Üç Ayı onu bir daha hiç görmemiş.
ومنذ ذلك اليوم صار الدببة الثلاثة أكثر حذراً مع إفطارهم. لكن القصة تذكّر الجميع بشيء مهم: “لا يجوز دخول بيوت الآخرين بلا إذن، ولا لمس ممتلكاتهم… لكن أصحاب القلوب الطيبة يفوزون دائماً.” وعاش الدببة الثلاثة بسعادة وراحة في غابتهم.
O günden sonra Üç Ayı kahvaltılarını hep dikkatle yapmış. Ama masalın hatırlattığı bir şey varmış: “Evine izinsiz girilmez, başkasının eşyasına dokunulmaz… Ama iyi kalpli olanlar her zaman kazanır.” Ve Üç Ayı ormanda huzur içinde yaşamış.
Bu Arapça Hikayemizi Beğendiyseniz…
Aslan Kral ve Yıldız ile Çiçeğin Aşk Hikayesini okumak ister misiniz?
Daha fazlası için Arapça Hikayeleri sayfamızı ziyaret edin!



